Tuz Gölü’nde kuraklık alarmı! 90 yılda yüzde 85 küçüldü
Türkiye’nin ikinci büyük gölü olan ve ülkenin tuz ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’ını karşılayan Tuz Gölü, kuraklık ve bilinçsiz su tüketimi nedeniyle ciddi ölçüde küçüldü. Yapılan ölçümlere göre gölün yüzey alanı 1915 yılında 2 bin 164 kilometrekare iken 2005 yılında 326 kilometrekareye kadar geriledi. Uzmanlar, yaklaşık 90 yıllık süreçte yüzde 85 oranında küçülen gölün su kaybetmeye devam ettiğini belirterek acil önlem çağrısında bulundu.
Aksaray, Konya ve Ankara illerinin sınırları içerisinde bulunan Tuz Gölü, iklim değişikliği ve kuraklığın etkisiyle giderek küçülüyor. Türkiye’nin önemli doğal alanlarından biri olan gölde su seviyesinin düşmesiyle geniş tuz tabakaları açığa çıkarken, yıllar içerisinde yaşanan çekilme endişe verici boyutlara ulaştı. Azalan yağış miktarı, yeraltı sularının yoğun kullanımı ve tarımda uygulanan kontrolsüz sulama yöntemleri, göldeki su kaybını hızlandıran başlıca etkenler arasında gösteriliyor.
Tuz Gölü’nün yüzey alanı 2 bin 164 kilometrekareden 326’ya düştü
Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, Tuz Gölü’nde yıllar içerisinde meydana gelen değişime ilişkin dikkat çekici veriler paylaştı. Aydın’ın aktardığı bilgilere göre, 1915 yılında askeri haritalar üzerinden yapılan ölçümlerde gölün yüzey alanı 2 bin 164 kilometrekare olarak kaydedildi. 1987 yılında uydu görüntüleri kullanılarak gerçekleştirilen incelemelerde ise bu alanın 926 kilometrekareye kadar düştüğü belirlendi.
2005 yılında yapılan araştırmalarda gölün yüzey alanının 326 kilometrekareye gerilediğini ifade eden Aydın, yaklaşık 90 yıllık dönemde yaşanan küçülmenin yüzde 85’e ulaştığını söyledi. Göldeki su kaybının geçmiş yıllarla sınırlı kalmadığını vurgulayan Aydın, çekilmenin devam ettiğine dikkat çekti.
Tuz Gölü’ndeki bu değişim, bölgenin su kaynakları üzerindeki baskının uzun yıllardır sürdüğünü ortaya koyuyor. Göl yüzeyinde suyun çekildiği alanlarda ortaya çıkan geniş tuz kütleleri, kuraklığın etkilerini daha belirgin hâle getiriyor.

Yağış miktarı Türkiye ortalamasının oldukça altında
Tuz Gölü’nün bulunduğu bölge, Türkiye’nin en az yağış alan alanları arasında yer alıyor. Tayfun Aydın’ın verdiği bilgilere göre, bölgede metrekareye yıllık ortalama 324 kilogram yağış düşerken Türkiye genelindeki ortalama yağış miktarı 574 kilogram seviyesinde bulunuyor. Yağışların ülke ortalamasının önemli ölçüde altında kalması, gölün su kaynaklarının yenilenmesini zorlaştırıyor.
İklim değişikliğiyle birlikte kuraklık koşullarının etkisini artırması da bölgedeki su dengesini olumsuz etkiliyor. Yağışların yetersizliği ve su kaynaklarının yoğun kullanımı, göldeki çekilmeyi hızlandıran unsurlar arasında gösteriliyor. Uzmanlar, doğal su kaynaklarının korunabilmesi için yalnızca yağış miktarının değil, mevcut suyun nasıl kullanıldığının da büyük önem taşıdığını belirtiyor.
Yeraltı su kuyuları Tuz Gölü üzerindeki baskıyı artırıyor
Bölgedeki yeraltı suyu kullanımı da gölün geleceğini tehdit eden önemli sorunlardan biri olarak öne çıkıyor. Tayfun Aydın, Tuz Gölü çevresinde yaklaşık 20 bin su kuyusu bulunduğunu, bunların 15 bininin kaçak olduğunu ifade etti. Tarımsal sulama amacıyla kullanılan kuyuların yeraltı su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekti.
Yeraltı sularının yoğun biçimde çekilmesi, bölgedeki su seviyelerinin düşmesine neden olan etkenler arasında değerlendiriliyor. Yağışların azalmasıyla birlikte su ihtiyacının kuyulardan karşılanması, mevcut kaynakların daha hızlı tüketilmesi riskini beraberinde getiriyor. Bu nedenle uzmanlar, su kullanımının kontrol altına alınması ve tarımsal sulamada tasarruf sağlayan yöntemlerin yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor.
Mısır ve yonca yerine daha az su tüketen ürünler öneriliyor
Tuz Gölü çevresinde yürütülen tarımsal faaliyetlerde su tüketimi yüksek ürünlerin tercih edilmesi de kuraklık sorununu derinleştiriyor. Jeoloji Mühendisleri Odası Aksaray İl Temsilcisi Tayfun Aydın, özellikle mısır ve yonca gibi fazla suya ihtiyaç duyan bitkilerin bölgede yoğun şekilde yetiştirildiğine dikkat çekti. Bu ürünlerin sulanması için önemli miktarda su kullanıldığını belirten Aydın, tarımsal üretim planlamasında bölgenin iklim koşullarının dikkate alınması gerektiğini söyledi.
Aydın, su tüketimi daha düşük olan arpa gibi ürünlerin desteklenmesinin bölgedeki su kaynaklarının korunmasına katkı sağlayabileceğini ifade etti. Tarımda kullanılan su miktarının azaltılması ve mevcut kaynakların daha verimli değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Uzmanlardan Tuz Gölü için su tasarrufu çağrısı
Türkiye’nin tuz üretimi açısından büyük öneme sahip olan Tuz Gölü’nde yaşanan küçülme, doğal kaynakların sürdürülebilir kullanılması konusunu yeniden gündeme taşıdı. Gölün korunabilmesi için tarımsal sulama yöntemlerinin gözden geçirilmesi, yeraltı suyu kullanımının denetlenmesi ve su tasarrufunun yaygınlaştırılması gerektiği belirtiliyor.
Tayfun Aydın, Tuz Gölü’nün geleceği için mevcut su kaynaklarının dikkatli kullanılması gerektiğini belirterek şu çağrıda bulundu:
“Suyu korumalıyız, Tuz Gölü’nü korumalıyız. Bunun yolu mevcut suyu tasarruflu kullanmaktan geçiyor.”
Yaklaşık 90 yıllık süreçte yüzey alanının yüzde 85’ini kaybettiği belirtilen Tuz Gölü’nde çekilmenin sürmesi, bölgedeki kuraklık riskini bir kez daha gözler önüne seriyor. Uzmanlar, gölün korunması için su yönetiminde uzun vadeli ve sürdürülebilir önlemlerin önemine dikkat çekiyor.